Seiten werden geordnet...
Jahrhunderte literarisches Erbe, seltene Einbände und augenöffnende philosophische Werke zusammengeführt.
“Dedektif Stone, boyasi dokulmeye yuz tutmus ahsap panjurundan sizulen gunesin ilk isigi ile uyanmisti.” Ve her sey boyle basladi... Siradan polislik hayatina devam eden Stone bir gun bir cinayet haberi alir ve ardindan apar topar bu sucu arastirmaya baslar. Entrika, ask ve polisiyenin bir butun halinde islendigi “Papatya Sahili” Dedektif Stone'un tekduze hayatinin ani sekilde degisimini ve ilerleyisini anlatir bize.... Papatya Sahili'ndeki naif kumlarin huzurunu askta; kizgin dalgalarin sahile vurusunu cinayette ve gunesin aydinlatmasini da bu olayin ilerleyisine isik tutan Stone'un arastirmaci ruhunda bulacagiz!
YASAM ALANINI YONET, DUNYAYI DEGISTIR Ilk defa duydugunuz “sosyal hakimiyet” kavraminin, yasaminizda guclu ve cesur kalabilmek icin ne kadar onemli ve degerli olduguna sasiracaksiniz. Her insan, yasami boyunca var oldugunu kanitlamak icin mucadele eder. Bu mucadelenin taraflari siz ve toplumdur. Toplum ve toplumu olusturan insanlar icin siz; zihin, beden, enerji ve zamandan meydana gelen bir karmasiniz. Beden olarak bir insani sadece gorebilirsiniz. Fakat onun aslinda kim oldugunu anlamak icin zihnini ve enerjisini de tanimlamaniz gereklidir. Yeni yuzyilin iletisim ve davranis modeli olan sosyal hakimiyet, basta kendinizi ve sonra da diger insanlari tanimanizi saglayacak onemli bir kavram olacak. Umarim kaynaklarinizin tumunu deneyime donusturdugunuz, huzurlu ve guvende kalabildiginiz bir yasaminiz olur. i.o 2025
Tanri'ya yakin olmak, kendinize yakin olmak demektir... Daima kendinize yakin olun... Cennet Cicegi: Bir yasam yolculugu hikayesi... Evrende yalniz degiliz ve mutlaka bize yardim ediliyor... Evrene gonul gozuyle bakar ve yureginin sesini dinleyen herkesin yolundaki engeller, farkindaliklarla kalkiyor... Yolculuk sonsuzluga acilan kapidan gecerek devam ediyor... Aydinlik ufuklar cok yakin ama oraya ulassaniz da yol bitmeyecek... Sadece aydinliklar sizi kucaklayacak... Devam edin, ta ki saf isik oluncaya kadar...
Dostoyevski'nin olgunluk dönemi eserlerinin ilki ve en büyüğü olan Suç ve Ceza, Raskolnikov adlı bir gencin vicdan azabıyla ve kendi ahlaki teorileriyle mücadelesini anlatır. Yazar, bu romanda sadece bir cinayetin anatomisini değil, aynı zamanda insan ruhunun en derin dehlizlerini, pişmanlığı, kefareti ve sevginin kurtarıcı gücünü muazzam bir psikolojik derinlikle işler.
Sokrates'in diyalogları biçiminde yazılan Devlet, Platon'un ideal bir toplum ve devlet yapısına dair vizyonunu sunar. Adaletin ne olduğu sorusuyla başlayan eser; eğitimden sanata, yöneticilerin (filozof kralların) niteliklerinden ruhun ölümsüzlüğüne kadar uzanır. Felsefe tarihinin en bilinen benzetmesi olan Mağara Alegorisi de bu eserde yer alır.
Endülüslü bir çoban olan Santiago'nun İspanya'dan Mısır piramitlerine uzanan hazine arayışını konu alan Simyacı, felsefi ve mistik bir arayış romanıdır. Kendi kaderini yaşamanın ve kalbinin sesini dinlemenin önemini anlatan bu çağdaş masal, dünya genelinde milyonlarca okura ulaşmıştır.
Tarihin Babası Herodot'un kaleme aldığı bu anıtsal yapıt, Grekler ile Persler arasındaki savaşları merkezine alarak antik dünyanın coğrafyasını, kültürlerini, inançlarını ve insan hikayelerini büyük bir merak ve hikaye anlatıcılığıyla sunar. Eser, tarih disiplininin temel taşı kabul edilir.
Bir Moira’yi insanlardan ayiran ve gorevleri boyunca onlara yol gosteren en buyuk ozellikleri bilgelikleriydi. Evet, belki size bilge bir insan olmayi ogretemem ama en azindan o gozle bakildiginda nasil gorundugunu anlatabilirim. Ve umarim ki bu sayede, tum yasamlari temsil eden hayatin, uzerine kurulmus oldugu adalet terazisini dengede tutarak olmasi gerektigi gibi adil bir sekilde yurumesini saglamak icin onlara yardim edebilir ve belki de boylece, medeniyetimizi digerleri gibi yok olmaktan kurtarabiliriz.
Sen de benim gibi olmak mi istiyorsun minik adam? Kimsenin yaninda olamamak Kimseyi sevememek Kimseye doyamamak Kimseye o anda dokunamamak mi istiyorsun kucuk adam? Mavi'ye karsilik vereceklerine hazir misin masum adam? Once dusun, sonra konusalim komik adam...
Ahlak ve Gorus Sadece mutlu olmak istiyorum. demisti kucuk kiz ama mutlulugun ne demek oldugunu bilmiyordu.
SERKAN YAKUT BOYUTLARDA YOLCULUK OTESINI BILEN VAR MI? Sana verilen sansin farkinda misin? Kendinin neler yapabilecegini kalben dusun! Ve zihin bedenini analiz et. Bu, seni sen yapan olmazsa olmazin. Gundelik yasaminin disinda, vaktiyle var olacagin yeni bir yasantinin ne oldugunu dusun! Sonun devaminda sonsuzluk, fikrini tikayan dusuncelerden arin. "Dunyanin sonuna geldik" dedigin an, sonunun baslangici olacagini unutma. Hicbir zihin, olumu yasamaz; kendini terk edecegin tek yer, fiziki bedenin olacaktir. Bunu her zaman sorgula! Olum neden korkutur? Cunku insan nereye gidecegini bilemez. En guzel olum nereye gidecegini bilmektir.
BIR AGAC BIR MASAL Tum dunyanin; bir kez daha ahmakca populizm cagindan gecmekte oldugu gunumuzde, toplumun degisik katmanlarindan kisileri, agaclarla (aslinda kendisiyle) konustururken insanin; kendisiyle samimiyetle bas basa kalmasini, dusunmeyi, gelismeyi, esitligi hedeflemesini; doganin gucune, huzuruna, agacin topraga olan bagina, bereketine, gurultusuzlugune saygi duyarak kendine ve kendi turune karsi kaybetmekte oldugu saygiyi kazanmasini istedim. Kitabimin buyukler kadar, ozellikle cocuklar tarafindan okunabilmesini arzu ederim.
Her birimizin kucuklukten beri kurdugu hayaller vardir. Belki istedigimiz bir meslegi ogrenmek, ciftci olmak, zengin olmak, luks bir aracin sahibi olmak, ogretmen veya doktor olmak... Her neyse hayalini kurarak kurulmus hayatimizda mutlaka ya kendimizin ya da ailemizin bir araci olacaktir. Peki hic ilgi alaniniz olmayan arabalar konusunda, aldiginiz arac hakkinda ne kadar dogru tercih yapmis olabilirsiniz? Araclar, ulke ortalamasindaki gelirimize gore oldukca pahalidir. Risk alinacak kadar beceriniz var mi? Turkiye'de bir araba yatirim araci midir? En iyi arac hangisidir? Arac alirken veya satarken nelere dikkat edilmelidir? Araclar konusunda her kafadan bir ses cikarken dogru olani nasil bulacaksiniz? Bunlarin hepsinin sizin icin buyuk bir muamma ve ayni zamanda buyuk bir risk oldugunun farkinda misiniz? Artik endiselenmenize gerek yok! Bu kitap belki de hayatinizda bir degil onlarca araciniz olmasina vesile olacak ve belki de araclari bir ticaret yoluna donustureceksiniz. Neden olmasin ki? Bu kitabi okuduktan sonra birine gerek duymadan en dogru araci en uygun fiyata nasil bulacaginizi, aracin ekspertiz yapacaginizi, nasil kar edebileceginizi ogrenecek ve baska yerlerde yazilmayan sirlari heyecanla okuyacaksiniz. Bu kitap sayesinde belki dolandirilmaktan, belki arac degerinin cok uzerine almaktan, belki de almayacaginiz aracin ekspertiz ucreti odemekten kurtulacaksiniz. Bu derslerden birini bile yasadiginizda bu kitabin ne kadar degerli oldugunu anlayacak ve bir defa aldimiz bu kitabi belki de omur boyu kullanacaksiniz. Araci olan, satmayi veya almayi dusunen, araclar hakkinda sirlar ogrenmek isteyen, arac ticareti yapmak isteyen vb. Bunlardan biri sizi ifade ediyorsa bu kitap tam size gore. AHMET ORUZ ELEKTRIK ELEKTRONIK MUHENDISI GECMISTEN GELECEGE
CAM KESIGI ONUR C. CELIK Kimler yoktu ki Tepebasi'nda... Uc arkadasin birbirine tutunarak, ayri hikayelerden ortak bir umut yarattiklari bir eser, Cam Kesigi. Bekir; hayallerindeki dunyaya ulasmak isterken bir yanda da Tepebasi'ndaki sise toplayicilarini kendilerine haksizlik yapanlara karsi bir araya getiriyor. Kalbine ince kesikler atan umutsuz sevdasini Sise Iscileri'nin direnisline ekliyor ve bu sirada basina gelenlere inat, her acinin altindan dimdik cikiyor. Simdi avare avare dolaniyor, kendisine ancak bir kopege yapilabilecek sekilde muamele eden Riza'ya, kendi keyfinden odun vermeyip oglunu bile dusunmeyen babasina, tum bu basina gelen sacmaliklarin bas aktoru Bekir'e, bu hayata, bu sehre, bu mahalleye, bastigi kaldirim taslarina, cumle mahlukata ve esyaya aklina gelebilecek en ahlaksiz kufurleri ediyordu. Bekir'in etrafinda donen ama onunla birlikte onlarca farkli insanin yasamini sahici bir dille anlatan Cam Kesigi, alisilmis kaliplarin disina cikarak aileye, dostluga ve aska dair sert sorular soruyor, gerceklerle yuzlesmekten cekinmiyor.
Trabzon'un Arakli ilcesinin Pervane mahallesinde 11 Ocak 1956 tarihinde dunyaya geldi. Ilk ogrenimini yine ayni mahallede tamamladi. Degisik illerde fotografcilik ciraklik egitimi aldiktan sonra bir sure fotograf studyosu isletti. 1973 yilinin ilk ceyreginde Avrupa'da is hayatiyla mucadele etmeye basladi. Is hayatimin yani sira sosyal hayatinda da amator futbol kuluplerinde antrenorluk yapti ve uzun yillar sivil toplum kuruluslarinda yoneticilik gorevlerinde bulundu. Bir Dokun Bin Ah Isit isimli eser, Avrupa'da yasayan Turk gurbetcilerin karsilastigi zorluklari anlatiyor. Kitapta, olumsuzluklarin ve hayal kirikliklarinin yani sira yasanmis bazi iyilikler ve guzellikler de yer aliyor. Acisiyla tatlisiyla, huzun ve kederiyle gecen onlarca yilin verdigi yorgunlugu bu kitabin sayfalarinda bulacaginiz, severek ve begenerek okuyacaginizi umut eder, saygilar sunarim.
Bir an derken bile 8 milyar insanin hayatinda, bir anin icerisinde 8 milyar an olustu. Dunyanin kac essiz kosesinde ayni anda kac essiz manzara kac farkli acidan gorsel olusturdu. Ve bircok insan bu essiz manzara ile bulustu. Yerin altinda ya da gogun katmanlarinda anlik olarak kac milyar an olustu. Insan, o bir anda hem yasami hem de olumu buldu. Anin hem evlat hem annesi hem de gebesi nasil olur? Nasil oldu da o an hem ilk nefesim, hem son nefesim, hem de sonsuz nefesim oldu?
Beyaz esya teoman k. yaklasik elli siirden olusan bu postmodern deneysel satirik siir-ani kitabinda; basimdan gecen komik olaylari, tespitlerimi ve birtakim dusuncelerimi ele aldim. umarim siz de okurken benim kitabi yazarken eglendigim kadar eglenirsiniz. kitapta, anlatim seklinden ziyade anlatilanlara odaklanilmasini istedigim icin kitabin hicbir yerinde buyuk harf ve hicbir siirde virgul kullanilmamistir.
Siirler, sarkilar, anlatilmak istenen ne varsa aska dair, bir de ustune yasatilmis hislerle, gercegin kendisiyle yazilmis ne guzel de mutlu... Ben sahiden, hala dibine kadar... Boyle guzel ifade etme sansi her zaman guldu ve yildizim, yuregimi... Sen de bunu neden her zaman hissediyorsun... Sovucular dile gelmek yurekten kaleme, hatta bir de bunlar sarki sozu de olmussa, hep bir ozlem varken bazen gitmis ve artik birseyin olmasa, o zaman akar tatli bir gozyasi; bir hos sada hatta yasanmis asklari bile unutturur... Yine yorulmusun, yine dokunmussun ruhlara; yeni heyecan, eski dusler bile olsa dokunmus satirlarin... Sen hep yaz, boyle yaz, askla yaz Ozlemle... Mustafa Ayata Aski sevdigin gozlerinde birakip, bir dusun pesine giden kiymetli dostum, Ozde'im... Oyle bir dus ki; "Her gun daha cok teslim alan, Begeni yagmuru arasinda icimdeki karanligi aydinlatan Bir dusun pesindeyim simdiki gerceklerle, kendimi anlamak cabam... Dusum de kullerim biraz hüzün biraz umutla, Buyudum, costum bundan..." dedigin, insan ve gercegi gibi seven, saran, kollayan, yasanin kaynagin olmus bir gonul yurekten, tazelenecek ask sana, askla dogan... Simdi o dus; bir sevdan oylesen agirmis ki kahramanina sevdasini yazarmis demis. Kim bilir daha neler olacak. Ben bu hikayenin devamini merakla bekliyorum. Seni, cesur yuregini, kalemini gozuck etmiyorum. Bu kitaptan ilhamla uregime dokunan, ruhumu titreten satirlarinda, sine kalbin sicacik olacak, dizlere dokunarak soylenec ek sarkilara diyelim mi yine o halde? :) Sessiz sevgiyle... Burcu Guney
"Yasadigim olaylar bir sure sonra konu olur, hikaye olur, siire dokulur, en sonunda da kitap olur. Yasanmisliklarimla yazilmisim bu kitabi, zaman gecmeliydi, tecrubeler kazanmaliymisim bazi olaylarla..." Filiz Ciftci; Cumhuriyet'in 100. yilina, 50. yasina ve evliliginin 25. senesine denk gelen 2023 yilinda samimi bir hayat hikayesi sunuyor siz sevgili okurlara. Yalin Turkiye ve dunya tarihinin onemli gelismeleri ile paralel ilerleyen Ciftci'nin hayatini okurken tum okurlar cok icten duygularla yazilmis bu kitapta kendilerinden ve gecmislerinden cok sey bulabilirler.
Anka Kusunun Kulleri Anil Anka Aglamak ne kadar da rahatlatici, oyle degil mi? Peki ya korku hakkinda ne dusunmeliyiz? Bizi korkularimiza karsi rahatlatabilecek duygulari kontrol edebilmek, kolay olmasa gerek... Elimden geldigince hafif olmasi icin incelttigim eserimin, kurgu veya roman olmasini isterdim. Ancak bana yasanilanlar artik sindiremeyecegimi anladim. Gecmisimi degistiremedim fakat gelecegimi tamamen yeniden insa etmeyi basardim. Yalniz kalan bir insan kendini bilmezse, kendine kendini ogretemezse kim ogretebilir? Gecmis degismiyorsa gelecek degismelidir. Eger yazmasaydim tanisamazdik. Yazilmis olan aci hatiralari okumak tecrube kazandirabilir. Kendiniz yasamiyor olduktan sonra, sizden geriye kalan gercekligin nasil bir onemi olabilir? Ben, oldum ve kullerimden dogdum.
ALTIN CAGIN ANILARI Gaziantep'in Yasayan Cinarlari arasinda ismi gecmis bir insanin, bir sehre dair anilarinda yer etmis, adeta tarihin tozlu sayfalarindan kopup gelmis anekdotlar... Bir insana ve esasen bir sehrin doyumsuz kultur hazinesine ait anilardan olusan kiymetli bir calisma. El emegi goz nuru, sozunu yasarcasina, el yazmasi olarak gunler boyu, bazen tebessum ve kimi zaman birkac damla gozyasinin eslik ettigi bir calismanin gecmiste yolculuk duraklari... Yazar yalin ve samimi anlatimiyla hayat hikayesini paylasirken bu duraklarda ona eslik etmeye davet ediyor bizi.
Sinti Cingenesi kimdir? Nazi zulmu zamaninda. Yakasinda izin karti. Sol kolunda siyah bir yama & Kaldirimda yurumesi yasak olandir. Suratlarina tukurmek ve kufretmekse serbesttir.
Bay Balon mutlu bir balondu ama bir gun ucamaz oldu. Gokyuzunu cok ozluyor ve tekrar ucabilmek icin ne yapmasi gerektigini bilemiyordu. Bir gun yolda uzgun bir kopege rastladi. Boylece her ikisi icin de bir macera baslamis oldu. Bakalim endiselerinden kurtulmayi nasil basaracaklardi.
Bir hayati bastan sona anlamli kilan, ona iliskin tum hikayeleri birer yadigar gibi saklayip gelecege iz birakacak yerlerine ilistirmektir. Yasanmis her hayatin aslinda guclu bir gecmisten beslendigi gerceginden yola cikan Ganbatte, asla vazgecmemenin ve inanmanin degerini anlatiyor. Kendi soy hikayesiyle es zamanli, cok sevdigi ulkesinin de adim adim buyumesini ve donusmesini izleyen yazar Melis Candan Mumcular, gelecek kurgulayanin simdi ve su an oldugu kadar dunde biraktiklarimiz oldugunu da animsatiyor. Vazgecmemek, her seye ragmen hayata simsiki tutunmak, her aninda ureten ve donusturmek ancak ait olduklarina inanmakla mumkundur. Ganbatte’de sayfalar arasinda; buyuk bir inanmanin ve umudun sesinden vazgecmeden kendi buyulu hatiralarinda gezintiye cikan bir kadinin, dunyaya acilan essiz seruvenini okurken kendinizden de cok fazla parca bulacaksiniz. Yazarin ozgun fircasindan cikan ve taniklik ettigi anlardan kesitler sunan resimlere, birbirinden degerli aile arsivi gorselleri ve okurken dinleyeceginiz cok ozel bir muzik eslik ediyor.